gazete uşak, uşak haber, uşak gazete, son dakika uşak

Yarın mübarek miraç kandili.Ramazanın habercilerinden.Mirac nedir?nasıl değerlendirmeiyiz?nasıl dua etmeliyiz?

Mirac, merdiven demektir. Resulullah efendimizin göklere çıkarıldığı gecedir.Recebin 27. gecesidir. İsra suresinin ilk âyet-i kerimesinde, Mirac bildirilmektedir.
Peygamberimiz bir gece.Allah’ın izni ile Burak isimi bir binite binip,Cebrail(as)ile birlikte,Mescid-i Haram’dan(Mekke’de)Mescid-i Aksa’ya (Kudüs’te)gitmiştir.Bu yolculuğa “gece yürüyüşü”anlamında İsra denilir.
Buradan da, göklere yükselip tâ Sidretü’l–Müntehâ’ya ulaşmştır.Cebrail(as)buradan ileriye gidemeyeceğini,izninin olmadığını ,eğer giderse yanacağını söylemiştir. Peygamberimiz Refref denilen bir binitle Allah’ın huzuruna varıp O’nunla yüz yüze konuşmuştur.Bu olaya da Mi’râc denilir.
Bediüzzaman Hazretleri: “Mi’rac gecesi ikinci bir Kadir gecesi hükmündedir.” sözleriyle, bu gecenin Kadir gecesinden sonra en kutsal bir gece olduğunu belirtmişlerdir.
Peygamberimiz,amcası Ebu Talip ve kıymetli eşi Hz.Hatice (ra) validemizin vefatı ile çok hüzünlendi.Tebliğ için gittiği Taif’te,Tâifli’lerin saldırıları hüznünü katladı.Allah,Habibini mi’rac olayı ile muhteşem bir teselliyle teselli etti.
Kur’ân–ı Kerim’de İsrâ suresi (17/1) bu İsrâ olayını anlatır. Necm suresi de İsrâ’nın devamı olan Mi’râc hadisesini anlatır. Peygamberimiz (sas) bir çok hadisinde miraçtan bahsetmiştir.

Peygamber efendimiz miracını özetle şöyle anlatıyor: Verilen Burak’a binip Beyt-ül-Makdis’e geldim. Onu, önceki peygamberlerin bağladığı halkaya bağladım, sonra Mescid’e girip orada iki rekât namaz kılıp çıktım. Cebrail bir kap şarap, bir kap da süt getirdi. Ben sütü seçtim. Cebrail, (Yaratılışa uygun olanı seçtin) dedi. Sonra bizi birinci semaya çıkardı. Gök kapısında, (Sen kimsin?) diye bir ses geldi. (Ben Cebrail’im) dedi. (Yanındaki kim?) dendi. (Muhammed aleyhisselam) dedi. (O, peygamber olarak gönderildi mi?) dendi. Cebrail, (Evet) dedi. Gök kapısı açıldı. Hazret-i Âdem’le karşılaştım. Bana merhaba diyerek hayır dua etti. 2. semaya çıktık. Yine orada da aynı konuşmalar geçti. Göğün kapısı açıldı. Burada iki teyze oğlu İsa ve Yahya ile karşılaştım. Onlar da bana, merhaba diyerek dua ettiler. 3. semaya çıktık. Bu kapıda da aynı konuşmalar geçti. Göğün kapısı açıldı. Orada Hazret-i Yusuf’u gördüm. O da dua etti. 4. semaya çıktık. Aynı konuşmalar oldu. Kapı açıldı. Hazret-i İdris’i gördüm. O da dua etti. 5. semaya çıktık. Yine aynı konuşmalar geçti. Kapı açıldı. Hazret-i Harun’u gördüm. O da dua etti. 6. semaya çıktık. Yine aynı konuşmalar oldu ve kapı açıldı. Hazret-i Musa’yı gördüm. Merhaba diyerek dua etti. 7. semaya çıktık. Yine aynı konuşmalar geçti ve kapı açıldı. Arkasını Beyt-ül-Mamur’a dayamış Hazret-i İbrahim’i gördüm. O da dua etti. Beyt-ül-Mamur’u gördüm. Sonra Cebrail beni Sidret-ül-Münteha’ya götürdü. Allah, günde elli vakit namazı farz kıldı. Musa’nın yanına gelip anlattım. (Rabbinden azaltmasını iste! Ümmetin buna güç yetiremez. Tecrübem var.) dedi. Birkaç defa Rabbimle görüşmeye devam ettim. Nihayet Rabbim, (Beş vakit namazı farz kıldım. Her vakit için on sevab vardır. Böylece elli vakit namaz olur) buyurdu. (Müslim)

Ben mi’racdan daha güzel bir şey görmüş değilim.diyen peygamberimiz,geri dönerken yanında ümmetine çok büyük hediyeler getirmiştir.
Birincisi: Beş vakit farz namazı getirmiştir.

İkincisi: “Âmenerrasûlü” diye bilinen âyetleri getirmiştir. (Bakara, 2/285–286)

Üçüncüsü: İsra Suresi’nin 22–39. âyetlerinde(12) bahsedilen on iki adet İslâm prensibini getirmiştir. (13)

Dördüncüsü: Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimselerin günahlarının affedileceği ve Cennet’e girecekleri müjdesini getirmiştir.

Beşincisi: İyi amele niyetlenen kişiye –onu yapamasa bile– bir sevap; eğer yaparsa on sevap yazılacağı; fakat kötü amele niyetlenen kişiye –onu yapmadığı müddetçe– hiçbir günahın yazılmayacağı; ancak işlediği zaman da sadece bir günah yazılacağı müjdesini getirdi.

Bir diğer hediye de, Mi’rac gecesi Allah ile karşılıklı selâmlaşma ve sohbetlerinden bazı sözleri getirmiştir ki et–TAHIYYATÜ diye meşhur olan bu sözler, bütün namazlarda teşehhütte otururken okunmaktadır.
Bu güzel ve mümtaz gece nasıl değerlendirilmeli:
Fıkıh kitaplarında bir Mi’rac gecesi namazından bahsedilmektedir ki, kılınması müstahsen görülmüştür: 12 rek’attir. Her rek’atında fatiha suresiyle beraber herhangi bir sure okunarak iki rek’atte bir selâm verilir. Sonra da 100 kere “Sübhânellâhi velhamdü lillahi vela ilahe illallâhü vellâhü ekber.” denilir.Ardından 100 kere tövbe ve istiğfar edilip, 100 kere de Efendimiz (sas)’e salât ü selâm getirilir. Gündüzünde de oruçlu bulunmalıdır; zira bu hâlde günaha dair olmaksızın yapılacak her duanın kabul edileceği inayet–i İlâhîden umulur. Ayrıca bütün mü’minlere dua etmeyi de unutmamalıdır.”
Bunun haricinde:
Kur’ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur’ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

Peygamber Efendimiz (sas)’e salât ü selâmlar getirilmeli; O’nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.

Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah’ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.
Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.

Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.

Mü’minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.

Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.

Kişi kendine ve diğer Mü’min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.

Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.

Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va’z ü nasihat dinlenmeli;

Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.

Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk’a niyazda bulunulmalı.

Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.

Hayattaki manevî büyüklerimizin, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e–mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.

Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı

21 Nisan 2017 - 20:03 'de eklendi.

Yarın Miraç Kandili

Yarın mübarek miraç kandili.Ramazanın habercilerinden.Mirac nedir?nasıl değerlendirmeiyiz?nasıl dua etmeliyiz? Mirac, merdiven demektir. Resulullah efendimizin göklere çıkarıldığı gecedir.Recebin 27. gecesidir. İsra suresinin ilk âyet-i kerimesinde, Mirac bildirilmektedir. Peygamberimiz bir gece.Allah’ın izni ile Burak isimi bir binite binip,Cebrail(as)ile birlikte,Mescid-i Haram’dan(Mekke’de)Mescid-i Aksa’ya (Kudüs’te)gitmiştir.Bu yolculuğa “gece yürüyüşü”anlamında İsra denilir. Buradan da, göklere yükselip tâ Sidretü’l–Müntehâ’ya ulaşmştır.Cebrail(as)buradan ileriye gidemeyeceğini,izninin olmadığını […]

Etiketler :