gazete uşak, uşak haber, uşak gazete, son dakika uşak

*banner2

KEMİK ERİMESİ CİDDİYE ALINMALI

Dünyada 50 yaş üstü kadınların yarıdan fazlasının; 70 yaş üstü erkeklerin ise yarısına yakın bölümünün aktif yaşamını olumsuz yönde etkileyen Osteoporoz’dan korunmak ve değiştirilebilir risk faktörlerinin nasıl ortadan kaldırılabileceğine yönelik Uşak Devlet Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Meryem Kösehasanoğulları açıklama yaptı. Uşak Devlet Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Meryem Kösehasanoğulları 20 […]

21 Ekim 2016 - 17:47 'de eklendi ve 292 kez görüntülendi.
KEMİK ERİMESİ CİDDİYE ALINMALI

Dünyada 50 yaş üstü kadınların yarıdan fazlasının; 70 yaş üstü erkeklerin ise yarısına yakın bölümünün aktif yaşamını olumsuz yönde etkileyen Osteoporoz’dan korunmak ve değiştirilebilir risk faktörlerinin nasıl ortadan kaldırılabileceğine yönelik Uşak Devlet Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Meryem Kösehasanoğulları açıklama yaptı.

kemik-erimesi

Uşak Devlet Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Meryem Kösehasanoğulları 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü nedeniyle bir açıklama yaptı

Dünya Sağlık Örgütü tanımlamasına göre Osteoporoz, düşük kemik kütlesi ve kemik doku doğal yapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olasılığının artması ile karakterize sistemik bir kas- iskelet sistemi hastalığıdır. Kemik yapımı ve yıkımı arasındaki dengesizlik sonucu meydana gelmektedir. Günümüzde yaşam süresinin artması nedeniyle osteoporoz görülme sıklığı da artmıştır.

Dünya nüfusunda 200 milyon kişiyi etkileyen Osteoporoz 50 yaş üstü kadınların %40’ ında, erkeklerin ise %13’ ünde yaşamları boyunca en az bir kez kırığa neden olan metabolik bir kemik hastalığıdır. Genellikle net belirtisi yoktur.

Osteoporoz İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

Osteoporoz, daha çok kadınlarda görülmekle beraber erkekleri de etkileyen önemli bir hastalıktır. Osteoporoz için en önemli risk faktörü yaşlanmadır. Kadınlarda kemik kaybı menapozdan sonra ilk birkaç yılda en hızlıdır. Yaş, ırk, cinsiyet ve genetik faktörler değiştirilemeyen risk faktörleri iken beslenme, hareketsiz yaşam, sigara, alkol gibi faktörler değiştirilebilen risk faktörleridir.

Ana risk faktörleri;65 yaş üzeri olmak, omurga kırığı, 40 yaştan sonra düşük travma ile oluşan kırık, ailede osteoporotik kırık öyküsü(özellikle annede kalça kırığı), Sistemik kortizon tedavisi (3 aydan uzun), barsaktan besinlerin emilim bozukluğu, hiperparatiroidi, hipogonadizm, erken menopoz(45 yaştan önce)Diğer risk faktörleri;Romatoid artrit, tirodit bezinin fazla ya da az çalışması, uzun süreli nöbet ilacı kullanımı, diyetle düşük kalsiyum alımı, Sigara içmek, aşırı alkol alımı, aşırı kafein tüketimi, 57 kg. altında vücut ağırlığı, 25 yaştaki vücut ağırlığının %10’dan fazla kilo kaybı, uzun süreli heparin tedavisi

Osteoporozda Tanı Nasıl Konulur?

Osteoporozda tanı kemik mineral yoğunluğunun ölçülmesi ile konulur. Osteoporozun en önemli belirtisi kırıklardır. Halk arasında yanlış bilinen şey osteoporozun ağrıya neden olabileceğidir. Kırık olmadığı sürece osteoporoza bağlı ağrı oldukça nadirdir. Kırığa bağlı olarak boy kısalır ve kamburluk ortaya çıkar. Kemik mineral yoğunluğu ne kadar düşükse kırık riski de o kadar yüksek iken osteopeni dediğimiz kemik mineral yoğunluğunda azalmanın olduğu durumlarda da osteoporoza bağlı kırık meydana gelebilir.

Osteoporoz Nasıl Tedavi Edilir?

Osteoporoz tedavisinde amaç; kırıkların önlenmesi, kemik mineral yoğunluğunun korunması ve hatta arttırılması, kırığa bağlı duruş bozukluklarının düzeltilmesidir. Tedavide osteoporoz tedavisinde kullanılan bifosfanatlar, parathormon kullanılmaktadır.

Osteoporozdan Nasıl Korunulur?

Osteoporozdan korunma çocukluk döneminde başlar. Doruk kemik kütlesini maksimuma çıkarmak önemli yere sahiptir. Doruk kemik kütlesine ulaşmak için düzenli egzersiz yapılmalı ve beslenme düzenlenmelidir. Günlük 1200 g kalsiyum ve 400-800 İÜ D vitamini alınması büyük önem taşır.

Diyet ile kalsiyum kaynakları arasında süt ürünleri önemli bir yere sahip iken; yeşil yapraklı sebzeler, somon ve sardalya balığında da önemli miktarda kalsiyum bulunmaktadır. D vitamini normal gün ışığına maruz kalma sonucu deride sentezlenir. Özellikle yaz aylarında günde 15 dakika saat 11:00-15:00 arası direkt çıplak tene güneş ışığının gelmesi sonucu oluşur. Yaşlanma ile D vitamini oluşumu da azalır. D vitamini eksikliği varsa yeterli kalsiyum alımı gerçekleşse de barsaklardan kalsiyum emilimi gerçekleşemez.

‘’Osteoporoz oluştuktan sonra hem sağlıkla hem de çevreyle ilgili faktörler kırık riskini artırır. Kas zayıflığı, denge ve koordinasyon bozukluğu, düşme sırasında koruyucu reflekslerin yetersizliği, baş dönmesi, kısa süreli baygınlık atakları, bilinç kaybı, Parkinson hastalığı, görme bozukluğu, alkolizm, yorgunluk, ilaçlara bağlı halsizlik bu riskler arasındadır. Evde telefon ve diğer araçların

kablolarının yerde gelişigüzel durması, halı saçakları, kaygan zeminler, tutunma yerlerinin olmaması ve yetersiz aydınlatma da çevresel olarak düşme riskine ve dolayısı ile kırık oluşumuna zemin hazırlayabilir. Osteoporoz ve kırık oluşumunu önlemek için risk faktörlerini en aza indirmeye çaba göstermemiz gerekir”.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER